Üyelik Girişi
Videolar
Twitter Sayfamız
Facebook Sayfamız
İnstagram Sayfamız
Türkiyede Vitray

Türklerde Vitray;

Vitraya gelmeden önce Türklerin cam ile tanışma süreçlerine bir göz atalım. Türklerde cam ilk olarak Memlûk ve Eyyubî dönemlerinde karşımıza çıkmaktadır. Ancak Türklerin cam ile tanışması Selçuklular döneminde gerçekleşmiştir diyebiliriz. Yapılan arkeolojik kazılarda çıkarılan cam malzemeler nedeniyle o döneme ışık tutması açısından Kubad Abad Sarayı ve Samsat Höyüğü Türk camcılık tarihinde önemli yer tutmaktadır.

Osmanlı Dönemi;

Osmanlı döneminde ise cam işçiliği İstanbul'un fethini takiben gelişme göstermiştir. Ancak bu döneme ait herhangi bir cam eşyaya rastlamak mümkün olmadığından, bu dönemde kullanılan cam eşyaların başka yerlerden getirildiği düşünülmektedir. 16. yy. da Bostancı semtinde, devşirmelerin kabiliyetli olanların seçilmesi ve eğitilmesi ile saray ve camilerin inşaatına gereken malzemenin temini faaliyetlerini yürüten, Bostancı Ocağına bağlı olarak bir cam Ocağı kurulmuştur. Bu dönemden itibaren cam, günlük eşyalardan mimari­ye kadar birçok alanda değerlendirilmeye başlamıştır.


Osmanlı cam işleri önceleri Selçukluların etkisi altında gelişip daha sonra kendine özgü yeni bir üslup meydana getirmiştir. 
  • İstanbul fethinden sonra Osmanlıların cam imalat merkezi olmuş ve cam sanayi büyük gelişme göstermiştir. 
  • Özellikle bu gelişmeyi renkli pencere camlan ile kandiller, sürahiler, vazolar, fincanlar üzerinde görmek mümkün XVI – XVIII. yüzyıllarda İstanbul` da yapılan cam İşlerinin ünü diğer ülkelere de yayılmıştır. 
  •  
  • Cam imalatından ayrı olarak bazı dış memleketlerden de ithalat yapılmıştır. Osmanlı döneminde birçok cam atölyesi bulunduğu halde büyük tabaka cam dökülmesi mümkün olmamıştır. Çubuklu ve Beykoz` da bulunana cam atölyelerinde iyi kalite cam ve billur cam eşyalar üretilmiştir. Özellikle " çeşni bülbül " denilen vazo türüyle büyük ün yapmışlardır. 
  • Düz cam, renkli cam ve billur cam olmak üzere tür cam üretilmiş ve Revzen-i menkuş (nakışlı pencere) uygulamaları yapılmıştır. 
  • Büyük pencere düzeylerinin kaplaması için, küçük boyutlu cam parçalan bir kayıt sistemi içinde bir araya getirilerek kullanılan bir teknik olan Revzen-i menkuş cam dökme tekniğinin gelişmesi, renkli camların dökülmesi, cam kesimini kolaylaştıran aletlerin ortaya çıkmasıyla bu pencereler çok değişik tekniklerde yapılır olmuş ve böylece kendine özgü bir sanat dalı olmuştur. 
  • İşlevsel görevi yanı sıra dinsel yapıların iç süslemelerinde vazgeçilmez bir öğe olmuştur. 
 Osmanlı döneminde, öbür sanat dallarında olduğu gibi alçı revzenlerin en iyi örnekleri XVI. yüzyılda görülür. 

Bunlarda nar çiçeği, lale, karanfil gibi klasik süsleme sanatının en kendine özgü motifleriyle geometrik süslemeler büyük yer tutar. 

Geçmişe dönülüp bakıldığında Türklerin kendini gösterdiği sanat dallarından biri olarak geçen vitray sanat dalı günümüz Türkiyesine kadar gelmiş olup Türkiye'de Vitray yada Türkiyenin vitray ustaları dendiğinde Diva Vitray bu sanat dalında Ankara başta  olmak üzere tüm Türkiyeye hizmet vermektedir.

Etiketler:Osmanlıda Vitray, Türklerde Vitray , Türkiyede Vitray, Türkiyede Vitray ustaları , Türkiyede cam vitray sanatı
  
1330 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın